Ana Sayfa / Blog / WhatsApp Neden Ücretsiz ve Nasıl Para kazanıyor?

WhatsApp Neden Ücretsiz ve Nasıl Para kazanıyor?

WhatsApp, Facebook'a satışı öncesinde 0.99$ karşılığında bir fiyatı olan fakat ilk yüklemede bir kaç yıl ücretsiz hizmet sunan bir gelişmiş SMS yazılımıydı. Facebook'a satılmadan önce ise 800 milyon kullanıcıya ulaşmış ve ücretsiz hizmetin yakında sonlanacağı mesajları daha sık gözükmeye başlamıştı.

2014 yılında ise büyük haber geldi. Facebook, Whatsapp'ı 19 milyar dolar karşılığında satın almıştı. Anlaşmaya göre 4 milyar dolar nakit 12 milyar dolar Facebook hissesi ödenecekti. Yazılım el değiştirdikten bir müddet sonra Whatsapp'ın tamamen ücretsiz olduğu açıklandı. O tarihten günümüze Whatsapp kullanıcı sayısı 1.5 milyara çıktı.

WhatsApp'a biraz daha göz atalım:

  • Dünyada her gün 1.5 milyar insan Whatsapp kullanıyor.
  • Şu anda günde 70 milyardan fazla mesaj gönderiliyor.
  • Günde 5 milyardan fazla fotoğraf gönderiliyor.
  • Şu anda tüm dünyada 60 dili destekliyor.
  • Her an artıyor ve genişliyor.
  • Facebook'tan daha fazla hareketliliğe sahip.
  • Tamamen ücretsiz.

Artık herkesin aklında bir soru var. 19 milyar dolara satılan popüler bir yazılım, hiç reklam yapmadan ücretsiz sunularak nasıl para kazanıyor?

Klişe ama yıllardır geçerli: Eğer ürün ücretsiz ise ürün sizsiniz!

Sorunun kısa cevabı: Whatsapp bütün etkinliklerinizi izniniz dahilinde toplayarak profilinizi çıkartıyor. Girdiğiniz web sitelerinde ve Facebook'ta satın alabileceğiniz ürünlerin reklamlarını görmenizi sağlıyor. Nokta atışı reklamlar, firmalara kâr olarak dönüyor ve Facebook'a daha fazla reklam ödemesi yapılıyor. Döngü bu şekilde devam ediyor.

Size reklam satılmıyor, siz reklama satılıyorsunuz!

Peki araştırdığım bir konu ve ürünle ilgili reklamların bana gösterilmesi kötü bir şey mi? Bu sorunun cevabı kişiden kişiye değişir ama internet reklamcılığı sisteminin çalışması için gerekli bir döngü. Bu işlemler sadece Facebook veya WhatsApp ile alakalı değil. Bu işin piri Google. Facebook ve Whatsapp kullanmazsanız Google kullanıyorsunuz. Google kullanmazsanız Android kullanıyorsunuz. Eğer internet üzerinde tüketim yapacaksanız bu döngünün içinde yer almak zorundasınız.

Yukarıda anlatılan alakalı reklamların size sunulması, buzdağının gözüken kısmı. Diğer konu ise global olarak Big Data adı verilen bilginin toplanması ve işlenmesidir. İnternet üzerindeki milyarlarca insanın yaptığı her hareket kayıt altına alınır. Yine Facebook üzerinden gidelim.

Facebook sizin hakkınızda aşağıdaki bilgilere sahip:

  • Kişisel bilgileriniz
  • İş hayatınız hakkında bilgiye sahip
  • İlişki durumunuzu ve ailenizi biliyor
  • Neleri sevip sevmediğiniz biliyor
  • Günlük aktiviteleriniz hatta genel geçer aktiviteleriniz dahi biliniyor
  • Duygusal durumunuz biliniyor
  • Ne isteyip ne istemediğinizi biliyor
  • Nereye gittiğinizi, ne zaman ne yaptığınızı biliyor (İnternet konum hizmeti ve grup aktiviteleri)

Ürpertici değil mi?

Milyarlarca insana ait bu bilgi yığınına Big Data deniyor. Bunların hangi amaçlar için kullanılacağı hakkında onlarca film senaryosu çıkabilir.

Facebook'un kurucusu ve sahibi Mark Zuckerberg, geçtiğimiz aylarda kullanıcı bilgilerinin izinsiz paylaşılmasıyla ilgili ABD Kongresi'nde ifade verdi. 3. şahısların / şirketlerin Facebook aracılığı ile kurulan uygulamalar (izninizi isteyen oyun veya program) sayesinde toplanan bilgilerin "yalan haber yaymak, seçimleri manipüle etmek" gibi çok ciddi konularda kullanılabilir olduğu ortaya çıktı. Zuckerberg bu konuda daha dikkatli olmadıkları için senatodan özür diledi.

3. parti uygulamaların yol açtığı sorunların kaç kişi ile yapıldığını, bir de Facebook'un elindeki 2.5 milyar kişinin verilerini düşünün.

Facebook'un gücüne güç katan bu mesajlaşma uygulamasının neden ücretsiz olduğunu şimdi daha iyi anlamış olmalısınız.

1
Kimler Neler Demiş?

avatar
500
En Yeniler Eskiler Beğenilenler